FILMING KONUSU: Yıllarca eczacılık fakültesine girmek için uğraşan Selami, kıskanç karısı Lamia ve çapkın arkadaşları Lütfü'nün güldürüsü. Lamia'nın kıskançlıkları iki arkadaşı yalan söylemek zorunda bırakır. Ancak bu küçük yalan iki arkadaşın başını derde sokar.


FILMING KONUSU: Ailesiyle tatile giden bir baba kayınvalidesinin hastalandığını duyan eşinin tatil beldesini terk etmesiyle birlikte kayınçosu ile birlikte yalnız kalır. Tatil beldesini karıştıran kayınço ve bundan dolayı zıvanadan çıkan eniştenin kahkaha dolu maceraları.
FILMING KONUSU: Doğulu bir ailede yetişen edebiyat hocası Mehmet Bülbül'ün tayini Özel Çamlıca Lisesi'ne çıkar. Öğrenciler ilk başta yeni gelen hocalarına yukarıdan bakarlar. Mehmet Hoca, ilk başta bu duruma aldırış etmese de daha sonra ailesinin küçük görülmesine dayanamaz. Bu arada Hafize Ana'nın kızı Nazlı da okulda okumaktadır. Ancak fakirliğinden utanan Nazlı, annesinden köşe bucak kaçmaktadır. Mehmet Hoca, diğer öğrencileriyle olduğu gibi Nazlı'yla da yakından ilgilenir ve onun sorunlarını çözmesine yardımcı olur.
FILMING KONUSU: Biri polis olmak isteyen diğeri ise ehliyet almak isteyen iki arkadaşın amaçlarına ulaşmak için verdikleri mücadeleyi ve başlarına gelen komik olaylar.
FILMING KONUSU: Faizciden aldığı parayla satın aldığı sarı öküz ölünce İstanbul'a giden köylü Bilo'nun öyküsü.
FILMING KONUSU: Kürkçünün karısını avlamaya giderken kendi avlanan bir aptalın güldürüsü.
FILMING KONUSU: Haraptar adlı köyün haşmetli ağası (Şener Şen), her gün yeni bir kan isteyen babası Abdo'yla yaşadığı yörede egemenliğini sürdürürken her şey tersine gelişir. Yanaşmalarının küçük kızıyla gerdeğe giren baba, yaşamını yitirir. Köylüler ağanın ürünlerini çalıp satarlar. Kuraklık nedeniyle topraklarını da baraj yapmak isteyen politikacılara satarak kendini kente atan ağa, burada da tutunamayacaktır. Karısına varıncaya kadar herkesin terk ettiği ağaya sadık kalan yalnızca yanaşmanın kızı Kiraz'dır. (Agah Özgüç'ün 100 Filmde Türk Sineması kitabından)
FILMING KONUSU: 1980'li yıllarda milli piyango'dan yüksek ikramiye kazanan kişilerin kendilerini gizleme yöntemlerini ilham alan film için ilk girişimler 1985 Şubat'da başladı. Adapazarı, Körfez, ve Sapanca İstanbul'a yakın olmaları sebebiyle aday bölgelerden biriydi. Gerek çevresinin uygunluğu gerekse Sapanca belediyesinin film için yakın temaslardan bulunması sonrası Sapanca seçildi. Sapanca belediyesinin film ekibi ve oyuncular için özel bir tesis tahsis etmesinden kısa süre sonra 1985 mayısında filmin çekimlerine start verildi. Filmin çekimlerine çoğunlukla öğleden sonra başlanıyor bazı bölümler gecenin geç saatlerine kadar sürüyordu. Oyuncuların bir kısmı İstanbul'a bir kısmıda Adapazarı'da evlerine veya yakınlarının yanına trenle gittikleri için birçok bölüm gecikmeli çekilmiştir. Sapanca tren istasyonu lojmanı film nedeniyle yaklaşık 20 gün film ekibine tahsis edilirken istasyonda çalışan gerçek istasyon şefi yıllık izne ayrılmış yerine lojmanda kalmayan bir memur görevlendirilmiştir. Filmde gerçek istasyon şefine ait eşyalar kullanılmış mümkün olduğunca doğal yapıya bağlı kalınmıştır. Filmin rüya sahneleri (Mesud karakterinin rüyasında trende bileti almak isteyenler tarafından saldırıya uğraması) Adapazarı-Sapanca arasında çekilmiş, bu sahnelerde ve boş tek vagonlu trenler kullanılmıştır. Filmde bazı oyuncular film ekibine tahsis edilen tesiste kalmıyorlar akşam satlerinde trenle İstanbul'a dönüyorlar bir sonraki günde öğleye doğru yine trenle Sapanca'ya geliyorlardı. Özellikle yaşanan geç kalmalar nedeniyle yönetmen Kartal Tibet birçok oyuncuyu bu konuda uyarmıştır. Film için toplam 2 defa bir haftalık dinlenme süresi planlanmıştır.
FILMING KONUSU: Zeytin toplayıcısı Bilo ve arkadaşları Almanya'ya gitmek için Maho ile anlaşmışlardır. Maho bir kamyonun arkasında onları götürecektir. Ancak Maho usta bir dolandırıcıdır. Köylüleri Almanya yerine diye İstanbul'a götürür ve ortadan kaybolur. Bilo ve arkadaşları İstanbul'da olduklarını öğrendiklerinde büyük bir şok geçirirler. Bu arada Maho zengin bir aile kızı olan Necla ile evlenmiş ve işlerin başına geçmiştir. Bilo Maho'yu bulmaya kararlıdır. Kader onları birçok kez karşı karşıya getirecek ve Bilo'ya intikamını alma fırsatı verecektir.
FILMING KONUSU: Zengin olmak için geldikleri İstanbul'da banka kuran taşralı bir karı-kocanın güldürüsü.


FILMING KONUSU: Menfaat için neler yapıldığını anlatan başlangıçta fakir ve hiç kimse tarafından değer verilmeyen karısı ve kaynanası tarafından hor görülen Ali'nin haberi bile olmadığı amcasından kalan miras sonucu çevresindeki insanların nasıl değiştiğini anlatan bir film.


FILMING KONUSU: Boğaz Körler Derneği’nde Semra ve Başkan Ahi yerel gazetelerini okurken, hayatlarını değiştirecek ilginç bir gelişme yaşanır. Bakanlık, Çin Engelliler Olimpiyatları’na katılımı amaçlayan bir faks göndermiştir. Bu faks dernek üyeleri arasında şamataya dönüşür. Yağlı güreş, halter gibi branş seçimi şakaları sürerken, dernektekilerin yardımıyla büyüyen Zeki’nin, çevresinde sürekli top koşturan gören çocuklar gibi olma arzusuyla ağzından dökülen “futbol” sözü, konuyu ciddileştirir. Öneri; “Çıngıraklı Top”, bir başka deyişle körler futbol takımıdır. Zeki’nin bu isteği, futbola sıcak bakmayan, derneğin gözü, üniversiteli Semra’yı bile içine alır. Karar verilmiştir; Türkiye’deki ilk körler futbol takımı kurulacaktır. Ve ilk olarak oyuncular ve iyi bir antrenör bulunmalıdır. Ahi ve Semra takıma oyuncu toplamak için yollara düşüp, bildikleri tüm görme engellilere ulaşmaya çalışır. Zorlu uğraşlardan sonra aşağı yukarı bir takım kurulur. Bahattin, Sebahattin, Şahin, Halis, Nuri, Yanni ve Nardane takımda olacaktır. Peki antrenör sorunu nasıl çözülecektir? Başkan Ahi bu görevi, bir gazetede santral görevlisi olan Yanni ve arkadaşı Oktay’a verir. Yanni çalıştığı gazetenin yayın yönetmeni Osman’a durumu anlatır. Osman gazetenin neşe kaynağı Yanni’nin bu isteğini düşünürken, çözüm kendiliğinden gelir. Çözüm, bir dönemin futbol yıldızı Kerem’dir. Böylece yollar kesişir. Kerem, Dernek takımının antrenörü olacaktır. Bu eski futbol yıldızının adını duyan dernektekiler bayram havasına girse de Başkan Ahi’nin yerine geçmek isteyen muhaliflerin başı Muzo; kebapçı kardeşleriyle derneği restorana çevirmek için “körler futbol oynayamaz” diyerek soğuk rüzgârlar estirir. Tabiî işler plânlandığı kadar kolay değildir. Bir çok sürprüz ve serüvenle dolu “Çıngıraklı Top” bizi beklemektedir. Topun yerini dahi bulamayan bu insanların, oldukça komik hallere düşmelerine karşın, top oynamak için gösterdikleri çaba ve kararlılık; “hayata körü körüne atılan bir çalımdır”.
FILMING KONUSU: Şehirde bir hastanede hademelik yapan Kemal kendi köyüne döndüğünde bir doktormuş gibi karşılanır. Bu durumu bozmayan Kemal köyün doktoru haline gelir. Ruşen Ağa'nın kızı Sümbül'e aşık olan Kemal'in rakibi İhsan Ağa'nın oğlu Yadigar'dır. Yadigar'la sözlü olan Sümbül de Kemal'i sevmektedir. Ancak Kemal'in sahte doktorluk yaptığı ortaya çıkınca iki sevgili birbirinden ayrılmak zorunda kalır. Çünkü Kemal bu suçtan dolayı tutuklanacaktır.
FILMING KONUSU: New York şehrini ziyaret eden ve yaşlı amcasına yardım etmek için orada bulunan genç bir adamın hikâyesini ele alan film, sokağın çetin koşullarını ve büyük şehir hayatının zorluklarını başarılı bir şekilde aktarıyor. Bu genç adam, kendisini beklenmedik bir şekilde sokak çetesine karşı, hatta daha da karmaşık bir durum olan mafyaya karşı savaşırken buluyor. Ancak sıradan bir adam olmayıp dövüş sanatları konusunda inanılmaz yeteneklere sahip olan bu genç, hayatta kalmak ve adaleti sağlamak için bu becerilerini kullanmak zorunda kalıyor. Film, bu genç adamın korkusuzca ve kararlı bir şekilde kendisini bu iki korkutucu düşmana karşı nasıl savunduğunu çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Bu durum, hem genç adamın dövüş eğitimini hem de mafya ve sokak çetesinin acımasızlığını çok gerçekçi bir şekilde gözler önüne seriyor. Bu genç adam, genelde büyük şehirlerde çok yaygın olan bu tür belalarla başa çıkan sıradan bir insanın tavrını ve dayanıklılığını canlandırıyor. Film, aynı zamanda her türlü zorluğun üstesinden gelebilecek cesaret ve iradeye sahip olmanın ne demek olduğunu da vurguluyor. İzlerken hem aksiyon dolu sahneleriyle sizi kenara çekecek hem de güçlü temaları ve derin anlamlarıyla düşündürecek bir yapım. Kendinizi bir anda New York sokaklarında, bu genç ve cesur adamın dramatik hikâyesinin içinde bulacaksınız.